
Antalya denilince akla hemen sahiller ve antik kentler gelir. Oysa bu kıyıların biraz açığında, mavinin derinliklerinde bambaşka bir dünya saklıdır. Batık şehirleri, kristal berraklığındaki koylara, ücra dalış noktalarından Yunan adacıklarına uzanan bu coğrafya; denizi gerçekten hissetmek isteyenlerin rotasını belirleyen 8 adayı barındırır.
Bir günlük ada gezisi, Antalya'da alışılmış bir pratiktir. Ancak hangi adanın ziyarete değer olduğunu bilmek, o günü unutulmaz kılmanın ilk adımıdır. Batık antik kentleri, bembeyaz kumlu plajları ve dalış için tertemiz suları olan adalar bu rehberde tek tek ele alınıyor.
1. Kekova Adası
Kekova Adası ve onun eşlik ettiği batık şehir, Akdeniz'in en çok ziyaret edilen yerlerinden sayılır. Hem su altında hem de karada benzersiz tarihi katmanlar barındıran bu bölge, yelkenli turlarının vazgeçilmez durağı ve Mavi Yolculuk rotalarının gözdesidir. Günlük tur tekneleriyle de ulaşmak mümkündür.
Adanın kuzey kıyısında, Kaleköy'e bakan yamaçta uzanan Simena'nın batık şehri, berrak sular altında hâlâ seçilebilen eski sokakları ve yapı kalıntılarıyla ziyaretçilerini adeta büyüler. Kekova bölgesinde bunların yanı sıra Teimussa, Aperlai ve Dolihiste antik kentlerinin kalıntıları da keşfedilmeyi beklemektedir.
Demre'den özel bir tekne kiralanarak Kekova'ya ulaşmak mümkündür. Hem sulara dalmak hem de mağaraları ve harabeleri gezmek isteyenler için özel tekne deneyimi çok daha samimi bir keşif imkânı sunar. Kemer'den başlayan 7 günlük Gulet Mavi Yolculuk programıyla da Batı Antalya kıyıları boyunca tarihi, kültürü ve doğayı bir arada yaşamak olanaklıdır. Kekova tekne turu fiyatları 2026 yılı itibarıyla ortalama 1.500 - 2.000 TL aralığında seyretmektedir; aylara göre değişkenlik göstermektedir.
Alanya çıkışlı Demre, Myra ve Kekova Batık Şehir turları da seçenekler arasındadır. Bu turlarda Kekova'nın yanı sıra Aziz Nikolaos Kilisesi ve kaya mezarları da profesyonel bir rehber eşliğinde gezilmektedir.
2. Üç Adalar
Kemer yakınlarında konumlanan Üç Adalar, Antalya'nın en ünlü dalış noktalarından biridir. Tekneyle yaklaşık 30 dakikalık bir yolculukla ulaşılan bu alan, 9 resif ve 2 su altı mağarasıyla dalış tutkunlarına geniş bir keşif sahası sunar.
Resiflerin yüzeyleri, çeşitli deniz bitkileriyle kaplı kayalıklardan oluşur; duvarların üzerinde farklı boyutlarda oyuklar yer alır. Bölgenin en büyük resiflerinden biri, iki dik kayalığın arasından kanyon gibi geçen yapısından adını alan Kanyon Resifl'idir. Peki bu kadar ziyaretçiyi bölgeye çeken şey yalnızca su altındaki dünya mıdır? Üç Adalar'ı bilen herkes, cevabın çok daha karmaşık olduğunu bilir.
3. Suluada
Kumluca'nın bu eşsiz adacığına ilk kez gidenler, gözlerinin önüne serilen manzaranın gerçek olup olmadığını sorguluyor. Kristal berraklığındaki kumları ve titreyerek parlayan turkuaz suları, hiçbir filtreye ihtiyaç duymadan fotoğraf çekmeyi mümkün kılıyor. Adrasan yakınlarındaki bu güzellik, bölgenin 'Maldivleri' lakabıyla anılır.
Tekne turlarında ilk durak genellikle Suluada olur. Doğrudan adaya gidildiğinde yolculuk yaklaşık 40 dakika sürer. Suyun o eşsiz rengi ve berraklığı, adada yaşayan foraminifera adlı mikroorganizmalardan kaynaklanmaktadır.
Tur; Adrasan ve Cıralı koyları yönünde devam eder, birkaç yüzme molası ve öğle yemeği arası içerir. Rezervasyon yaparken dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Adrasan'dan iki farklı tur çıkmaktadır; biri yalnızca Adrasan koylarını kapsar, diğeri ise Suluada'yı da rotasına dahil eder. Tur seçilirken Suluada'nın güzergahta yer aldığından emin olunması önerilir.

4. Kastellorizo (Megísti veya Meis)
Kastellorizo, Doğu Akdeniz'deki Onikiadalar'a bağlı bir Yunan adası ve belediyesidir. Türkiye'ye en yakın Yunan adası olma özelliğini taşıyan Kastellorizo, Antalya'nın Kaş ilçesine yalnızca 2,1 kilometre uzaklıktadır.
Kaş'tan yaklaşık 20 dakikalık bir feribot yolculuğuyla ulaşılan bu adacık; plajları, lezzetli mutfağı ve sıcakkanlı yerel halkıyla kendine has bir atmosfer yaratmaktadır. Ada, geçmişte 'vize yenileme' amaçlı ziyaretleriyle tanınırdı. Türkiye'nin 180 gün içinde 90 gün kalış kuralını getirmesiyle bu pratik artık geçerliliğini yitirmiş olsa da Kastellorizo'nun büyüsü yerli yerinde durmaktadır.
5. Yunus Adası (Dolphin Island)
Side'den hareket eden tekne turlarıyla ulaşılan Yunus Adası, Antalya'nın en keyifli deniz deneyimlerinden birini sunar. Tekneye bindikten sonra yolculuğa eşlik eden yunusları izlemek, pek çok ziyaretçi için Antalya'dan en değerli anı olarak hafızaya kazınıyor.
Yaklaşık 8 saat süren bu tam günlük tur, Side antik limanından başlar. Manavgat Nehri'nin berrak sularında ve açık denizde birkaç yüzme molası yapılır; tekne personeli öğle yemeğinde geleneksel Türk lezzetleri sunar. Turun en çarpıcı anı ise kuşkusuz yunusların denizde sekerek oynadığı ve deniz kaplumbağalarının su yüzeyinde belirdiği o beklenmedik anlardır.
6. Sıçan Adası (Turtle Island)
Sıçan Adası, Sarısu Plajı ile Balıkçı Barınağı arasında sıkışıp kalmış küçücük bir adacıktır. Antalya'nın gözden kaçan gizli güzelliklerinden biri olan bu küçük kara parçası, 'Turtle Island' yani Kaplumbağa Adası olarak da bilinmektedir. Patara Plajı yakınlarında aynı ismi taşıyan başka bir adacık daha bulunduğunu da belirtmek gerekir.
Konyaaltı Plajı'nın hemen yakınında yer alan bu adacık, şehre yakın konumuyla popüler bir dalış noktası ve Kemer'deki sahil tatil köylerine uzanan güzergahta tanınan bir geçiş işareti hâline gelmiştir.
7. Beş Adalar
Teke Yarımadası'nın güney kıyısında, Gelidonya Burnu yakınlarında kümelenen Beş Adalar, adından da anlaşıldığı üzere birbirine yakın beş adacıktan oluşur. Grubun en büyüğü Devecitaşı Ada'dır; derinliği ve su altındaki görsel zenginliğiyle profesyonel dalıcıların gözdesi olmuştur.
Beş adadan ikisi deniz seviyesinden yaklaşık 120-150 metreye ulaşırken geri kalanı alçak ve ıssız bir görünüm sergiler. Bu sadelik, Beş Adalar'ın doğallığını koruyan en büyük etkendir.
8. Kaş Adaları
Kaş limanından özel tekne turlarıyla çevredeki adacıklar keşfedilebilir. Güvercin Adası, yüzme ve şnorkelle dalış için biçilmiş kaftandır; su altında ilginç bir köpekbalığı heykeli bulunmaktadır. Teknede gün boyunca taze mevsim meyveleri, Türk çayı ve çeşitli atıştırmalıklarla birlikte geleneksel Türk mutfağından öğle yemeği ikram edilmektedir.
Kristal berraklığındaki suları ve yeraltından yükselen serin su akıntısıyla ünlü Büyük Çakıl Plajı'na yelken açılmadan önce Limanağzı Koyu ve Liman Ağzı rotası keşfedilir. Kaş'ın adaları; sakinliğiyle dikkat çeker, sunduğu doğallıkla ise uzun süre akılda kalır.